Aort Diseksiyonu (Aort Damar Yırtılması)

Aort Diseksiyonu (Aort Damarının Yırtılması)

Aort Diseksiyonu Nedir?

Aort diseksiyonu, kalpten çıkan ana atardamar olan aortun iç duvarında yırtık oluşması sonucu gelişen ciddi bir damar hastalığıdır. Bu yırtıktan damar duvarının katmanları arasına kan girer ve aortun içinde iki ayrı kanal oluşabilir. Bu durum kan akımını bozarak kalp, beyin, böbrek ve diğer organlara giden kanın azalmasına yol açabilir.

Halk arasında bu durum çoğu zaman “aort damar yırtılması” olarak da ifade edilir. Aort diseksiyonu hızlı ilerleyebilen ve tedavi edilmezse hayati risk taşıyan bir durumdur. Özellikle ilk saatler ve ilk 48 saat kritik kabul edilir. Bu nedenle ani başlayan şiddetli göğüs veya sırt ağrısı yaşayan kişilerde aort diseksiyonu mutlaka akılda tutulmalıdır.

Aort diseksiyonu genellikle yüksek tansiyon, damar duvarının zayıflaması veya aort anevrizması gibi durumların zemin hazırlamasıyla gelişir. Erken tanı ve doğru tedavi ile yaşam kurtarıcı sonuçlar elde edilebilir.

Aort Diseksiyonu Neden Olur?

Aort diseksiyonu genellikle damar duvarının zayıflaması ve damar içindeki basıncın artması sonucu gelişir. Uzun süre kontrolsüz yüksek tansiyon aort duvarına sürekli yük bindirir ve zamanla damar duvarının iç tabakasında yırtık oluşmasına neden olabilir.

Aort damar yırtılması gelişimine zemin hazırlayan başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • Uzun süreli yüksek tansiyon
  • Aort anevrizması
  • Bağ dokusu hastalıkları (Marfan sendromu gibi)
  • Aort kapağı hastalıkları
  • İleri yaş
  • Sigara kullanımı
  • Damar sertliği (ateroskleroz)

Bazı durumlarda ağır travma, kazalar veya nadiren tıbbi girişimler sonrasında da aort diseksiyonu gelişebilir. Ayrıca doğuştan bazı genetik hastalıklar damar duvarını zayıflatabildiği için genç yaşta da diseksiyon görülebilir.

Aort Diseksiyonu Belirtileri Nelerdir?

Aort diseksiyonunun en tipik belirtisi ani başlayan ve çok şiddetli bir ağrıdır. Bu ağrı çoğu zaman göğüste hissedilir ve sırta doğru yayılabilir. Hastalar genellikle bu ağrıyı “yırtılır gibi” veya “bıçak saplanır gibi” şeklinde tarif eder.

Aort diseksiyonunda görülebilecek belirtiler şunlardır:

  • Ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı
  • Sırta veya kürek kemikleri arasına yayılan ağrı
  • Nefes darlığı
  • Terleme
  • Baş dönmesi veya bayılma
  • Kol veya bacaklarda güçsüzlük
  • Nabız farklılıkları
  • Ani tansiyon düşmesi

Diseksiyon ilerledikçe beyne veya diğer organlara giden kan akımı etkilenebilir. Bu durumda konuşma bozukluğu, görme kaybı, felç benzeri belirtiler veya böbrek fonksiyonlarında bozulma görülebilir.

Bu nedenle ani ve şiddetli göğüs ya da sırt ağrısı yaşayan kişiler vakit kaybetmeden acil servise başvurmalıdır.

Aort Diseksiyonu Tanısı Nasıl Konur?

Aort diseksiyonu tanısı genellikle görüntüleme yöntemleri ile konur. Bu yöntemler aort damarındaki yırtığın yerini ve yayılımını ayrıntılı şekilde gösterir.

Tanı için en sık kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Bilgisayarlı tomografi anjiyografi (BT anjiyo)
  • Ekokardiyografi (kalp ultrasonu)
  • Manyetik rezonans anjiyografi (MR anjiyo)

Bu incelemeler sayesinde aortun hangi bölümünün etkilendiği, diseksiyonun ne kadar yayıldığı ve organlara giden kan akımının etkilenip etkilenmediği değerlendirilir. Tedavi planı bu bilgiler ışığında belirlenir.

Aort Diseksiyonu Türleri

Aort diseksiyonu genellikle iki ana gruba ayrılır. Bu sınıflama tedavi yaklaşımını belirlemek açısından çok önemlidir.

  • Tip A diseksiyon. Aortun kalbe yakın çıkan bölümünü tutan diseksiyonlardır. Bu tür diseksiyonlar genellikle acil cerrahi müdahale gerektirir.
  • Tip B diseksiyon. Aortun göğüs içindeki inen bölümünde gelişen diseksiyonlardır. Bazı hastalarda ilaç tedavisi ve yakın takip yeterli olabilir. Ancak komplikasyon gelişirse girişimsel tedaviler gerekebilir.

Aort Diseksiyonu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Aort diseksiyonu yani aort damar yırtılması tedavisi, yırtığın bulunduğu yere ve hastanın klinik durumuna göre planlanır. Her hastada aynı tedavi uygulanmaz. Bazı hastalarda ilaç tedavisi yeterli olabilirken bazı hastalarda acil ameliyat veya damar içinden stent greft tedavisi gerekir.

Tedavinin amacı:

  • aort duvarındaki yükü azaltmak

  • diseksiyonun ilerlemesini önlemek

  • organlara giden kan akımını korumak

  • hayati komplikasyonları engellemektir.

Tedavi genellikle üç ana yaklaşımı içerir.

İlaç Tedavisi

Aort diseksiyonu tanısı konduğunda ilk adım genellikle kan basıncını ve kalp hızını kontrol altına almaktır. Çünkü yüksek tansiyon diseksiyonun ilerlemesine neden olabilir.

Bu nedenle hastalara tansiyon düşürücü ilaçlar, kalp hızını kontrol eden ilaçlar ve ağrı kesiciler verilebilir.

İlaç tedavisi özellikle stabil seyreden bazı Tip B diseksiyon hastalarında önemli bir rol oynar. Ancak ilaç tedavisi tek başına her zaman yeterli olmayabilir.

Açık Cerrahi Tedavi

Aortun kalbe yakın bölümünde gelişen Tip A aort diseksiyonlarında çoğu zaman acil cerrahi tedavi gerekir.

Bu ameliyatta yırtılmış aort segmenti çıkarılır yerine yapay damar grefti yerleştirilir

Endovasküler Tedavi (TEVAR)

TEVAR açık ameliyat yerine damar içinden yapılan tedavidir. Bu yöntemde kasık damarından girilerek aortun içine özel bir stent greft yerleştirilir.

Göğüs aortuna uygulanan bu tedavi yöntemi TEVAR (Thoracic Endovascular Aortic Repair) olarak adlandırılır.

TEVAR tedavisinde amaç aort duvarındaki yırtığı içeriden kapatmak, kanın yanlış kanala girmesini azaltmak ve damar duvarını desteklemektir.

Bu yöntem özellikle komplike Tip B aort diseksiyonlarında tercih edilebilir.

Aort Diseksiyonu Sonrası Yaşam ve Takip

Aort diseksiyonu tedavi edildikten sonra düzenli takip büyük önem taşır. Çünkü zaman içinde aortun diğer bölümlerinde genişleme veya yeni sorunlar gelişebilir.

Bu nedenle hastalara genellikle düzenli görüntüleme kontrolleri, sıkı tansiyon kontrolü, sigaranın bırakılması ve sağlıklı beslenme ve egzersiz önerilir.

Yüksek tansiyonun iyi kontrol edilmesi, diseksiyonun tekrar riskini azaltmak açısından en önemli faktörlerden biridir.

Ne Zaman Acil Yardım Alınmalı?

Aşağıdaki belirtiler ortaya çıktığında derhal acil servise başvurulmalıdır:

  • ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı
  • sırta yayılan yırtılır tarzda ağrı
  • bayılma
  • konuşma bozukluğu
  • kol veya bacaklarda güçsüzlük

Bu belirtiler aort diseksiyonu gibi ciddi damar hastalıklarının işareti olabilir ve hızlı müdahale hayat kurtarıcıdır.

Aort Diseksiyonu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Aort diseksiyonu ne kadar tehlikelidir?

Aort diseksiyonu tıpta en acil damar hastalıklarından biri olarak kabul edilir. Tedavi edilmediğinde ölüm riski oldukça yüksektir. Özellikle Tip A aort diseksiyonunda ilk 48 saat kritik kabul edilir ve erken müdahale hayat kurtarıcıdır. Bu nedenle ani başlayan şiddetli göğüs veya sırt ağrısı yaşayan kişilerde aort diseksiyonu ihtimali mutlaka değerlendirilmelidir.

Aort diseksiyonu ile aort anevrizması aynı şey midir?

Hayır, iki hastalık farklıdır ancak birbiriyle ilişkili olabilir.

Aort anevrizması, aort damarının genişlemesi anlamına gelir. Aort diseksiyonu ise damar duvarının iç tabakasının yırtılmasıdır.

Aort anevrizması bulunan kişilerde damar duvarı zayıfladığı için zamanla aort diseksiyonu gelişme riski artabilir.

Aort diseksiyonu kimlerde daha sık görülür?

Aort diseksiyonu en sık şu kişilerde görülür:

  • uzun süreli yüksek tansiyonu olanlar
  • aort anevrizması bulunan hastalar
  • bağ dokusu hastalıkları olan kişiler
  • ileri yaş bireyler
  • sigara kullananlar

Bu risk faktörlerine sahip kişilerde düzenli doktor kontrolleri önemlidir.

Aort diseksiyonu ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

Bazı hastalarda mümkündür. Özellikle stabil seyreden Tip B aort diseksiyonlarında ilaç tedavisi ve yakın takip yeterli olabilir. Bu tedavinin temel amacı tansiyonu düşürmek ve damar duvarındaki basıncı azaltmaktır.

Ancak komplikasyon gelişirse veya diseksiyon ilerlerse endovasküler stent tedavisi (TEVAR) veya cerrahi müdahale gerekebilir.

Aort diseksiyonu sonrası normal yaşam mümkün müdür?

Erken tanı ve uygun tedavi ile birçok hasta normal yaşamına dönebilir. Ancak aort diseksiyonu geçiren kişilerin düzenli takip edilmesi gerekir. Tansiyon kontrolü, sağlıklı beslenme, sigaranın bırakılması ve düzenli kontroller hastalığın tekrar riskini azaltmak açısından büyük önem taşır.

Aort diseksiyonu tekrarlar mı?

Evet, bazı hastalarda zaman içinde aortun başka bir bölümünde yeni sorunlar gelişebilir. Bu nedenle tedavi sonrası düzenli görüntüleme kontrolleri yapılır. Özellikle yüksek tansiyonun iyi kontrol edilmesi tekrar riskini azaltmada en önemli faktörlerden biridir.

Kaynaklar

  1. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28722992/
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK441963/
  3. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8762162/