Kardiyomiyopati

Kardiyomiyopati (Kalp Kası Hastalığı)

Kardiyomiyopati Nedir?

Kardiyomiyopati, kalp kasının yapısını veya çalışma şeklini etkileyen hastalıkların genel adıdır. Kalp kası zayıflayabilir, normalden fazla kalınlaşabilir veya sertleşebilir. Bu değişiklikler kalbin kanı vücuda yeterince etkili pompalamasını ya da kanla dolmasını zorlaştırabilir.

Kardiyomiyopati bazı kişilerde uzun süre belirti vermeden seyredebilir. Hastalık ilerlediğinde nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı, bacaklarda şişlik veya bayılma gibi şikâyetler ortaya çıkabilir. Hastalığın seyri ve tedavisi kardiyomiyopatinin türüne göre değişir.

Kardiyomiyopati Türleri Nelerdir?

Kardiyomiyopatinin farklı türleri vardır. Aralarındaki temel fark, kalp kasının nasıl etkilendiğidir.

  • Dilate kardiyomiyopatide kalbin özellikle sol karıncığı genişler ve kasılma gücü azalır. Bu durum zamanla kalp yetmezliğine neden olabilir.
  • Hipertrofik kardiyomiyopatide kalp kası normalden daha kalındır. Bazı hastalarda kalınlaşan kas kalpten çıkan kanın önünde engel oluşturabilir. Hastalık aynı zamanda bazı ritim bozukluklarıyla ilişkili olabilir.
  • Restriktif kardiyomiyopatide kalp kası sertleşir. Kalbin kasılma gücü korunabilse bile gevşemesi ve kanla dolması zorlaşabilir.
  • Aritmojenik kardiyomiyopatide ise kalp kasının yapısında zamanla değişiklikler gelişir ve ritim bozukluklarına yatkınlık artabilir.
  • Gebeliğin son döneminde veya doğumdan sonraki aylarda ortaya çıkan peripartum kardiyomiyopati de özel bir kardiyomiyopati türüdür.

Kardiyomiyopati Neden Olur?

Kardiyomiyopatinin tek bir nedeni yoktur. Bazı türleri genetik geçiş gösterebilir ve aynı ailede birden fazla kişide görülebilir. Bu nedenle özellikle hipertrofik veya aritmojenik kardiyomiyopati gibi bazı türlerde aile bireylerinin de değerlendirilmesi gerekebilir.

Uzun süreli yüksek tansiyon, bazı enfeksiyonlar, aşırı alkol kullanımı ve kalp kasını etkileyebilen bazı ilaçlar da kardiyomiyopati gelişimine katkıda bulunabilir. Bazı hastalarda ise yapılan araştırmalara rağmen kesin bir neden bulunamaz.

Kardiyomiyopati Belirtileri Nelerdir?

Kardiyomiyopati başlangıç döneminde hiçbir belirti vermeyebilir. Şikâyetler ortaya çıktığında en sık görülenlerden biri özellikle yürürken veya merdiven çıkarken gelişen nefes darlığıdır.

Çabuk yorulma, egzersiz kapasitesinde azalma, çarpıntı ve ayaklarda veya bacaklarda şişlik de görülebilir. Bazı kardiyomiyopati türlerinde baş dönmesi, bayılma veya göğüs ağrısı ortaya çıkabilir.

Belirtilerin şiddeti her zaman hastalığın derecesini tam olarak göstermez. Bu nedenle kardiyomiyopatide yalnızca şikâyetlerin değil, kalbin yapısının ve fonksiyonlarının da düzenli olarak değerlendirilmesi gerekir.

Kardiyomiyopati Tanısı Nasıl Konur?

Kardiyomiyopati tanısında en önemli incelemelerden biri ekokardiyografi, yani kalp ultrasonudur. Bu yöntemle kalp kasının kalınlığı, kalbin büyüklüğü, kasılma gücü ve kapakların durumu değerlendirilebilir.

Hastalığın türünü daha ayrıntılı belirlemek için kalp MR’ı yapılabilir. Çarpıntı veya ritim bozukluğu şüphesi varsa EKG ve Holter gibi ritim kayıtlarından yararlanılır. Bazı hastalarda kan testleri ve genetik incelemeler de gerekli olabilir.

Amaç yalnızca kardiyomiyopati tanısını koymak değil, hangi tür kardiyomiyopati olduğunu ve hastanın taşıdığı riski belirlemektir.

Kardiyomiyopati Tehlikeli midir?

Kardiyomiyopatinin seyri kişiden kişiye değişir. Bazı hastalarda yıllarca belirgin bir ilerleme olmadan takip edilebilirken bazı kişilerde kalp yetmezliği veya önemli ritim bozuklukları gelişebilir.

Risk; kardiyomiyopatinin türüne, kalbin pompalama gücüne, ritim bozukluğu bulunup bulunmamasına ve hastanın diğer özelliklerine göre değerlendirilir.

Düzenli kardiyoloji takibi ve uygun tedavi ile birçok hasta günlük yaşamını uzun yıllar aktif şekilde sürdürebilir. Bu nedenle kardiyomiyopati tanısı tek başına hastalığın ağır seyredeceği anlamına gelmez.

Kardiyomiyopati Nasıl Tedavi Edilir?

Kardiyomiyopati tedavisi hastalığın türüne ve kalbin ne kadar etkilendiğine göre planlanır. Her hastaya aynı tedavi uygulanmaz.

İlaçlar kalbin yükünü azaltmak, kalp yetmezliği belirtilerini kontrol etmek ve ritim bozukluklarını önlemek amacıyla kullanılabilir. Tansiyon, kolesterol veya eşlik eden diğer hastalıkların kontrolü de tedavinin önemli bir parçasıdır.

Tehlikeli ritim bozukluğu riski yüksek olan bazı hastalarda ICD, yani implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör gerekebilir. Kalbin kasılmasının elektriksel olarak uyumsuz olduğu bazı kalp yetmezliği hastalarında ise CRT adı verilen özel kalp pili tedavisi kullanılabilir.

Hipertrofik kardiyomiyopatide kalpten çıkan kanın önünde ciddi bir engel varsa ilaç tedavisinin yanı sıra alkol septal ablasyon veya cerrahi miyektomi gibi yöntemler değerlendirilebilir.

Tedavinin temel amacı yalnızca şikâyetleri azaltmak değil, kalp fonksiyonlarını korumak ve hastalığa bağlı ciddi sorunların gelişme riskini azaltmaktır.

Kardiyomiyopati ile Yaşam

Kardiyomiyopati tanısı alan birçok kişi uygun tedavi ve düzenli takip ile günlük yaşamına devam edebilir. İlaçların düzenli kullanılması, sigaradan uzak durulması, sağlıklı beslenme ve uygun fiziksel aktivite kalp sağlığının korunmasına yardımcı olur.

Egzersiz konusunda ise herkese aynı öneri verilmez. Bazı kardiyomiyopati türlerinde orta düzey egzersiz faydalı olabilirken özellikle ritim bozukluğu riski yüksek kişilerde yoğun veya yarışmalı sporların sınırlandırılması gerekebilir. Egzersiz düzeyi kardiyomiyopatinin türüne göre belirlenmelidir.

Alkol kullanımı da önemlidir. Özellikle alkole bağlı kardiyomiyopatide alkolün tamamen bırakılması gerekir.

Kardiyomiyopati ve Gebelik

Kardiyomiyopatisi olan kadınların gebelik planlamadan önce kardiyoloji değerlendirmesinden geçmesi önemlidir. Gebelik sırasında dolaşımdaki kan miktarı ve kalbin çalışma yükü arttığı için kalp fonksiyonlarının gebelik öncesinde değerlendirilmesi gerekir.

Peripartum kardiyomiyopati, gebeliğin son döneminde veya doğum sonrasında ortaya çıkabilen özel bir durumdur. Yeni gelişen belirgin nefes darlığı, aşırı yorgunluk veya bacaklarda şişlik varsa değerlendirme geciktirilmemelidir.

Kardiyomiyopatide Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Nefes darlığında belirgin artış, yeni başlayan veya sıklaşan çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı ya da bacaklarda hızla artan şişlik olduğunda kardiyoloji değerlendirmesi gerekir.

Özellikle bayılma veya uzun süren ciddi çarpıntı bazı kardiyomiyopati türlerinde ritim bozukluğunun belirtisi olabileceğinden daha dikkatli değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Kardiyomiyopati kendiliğinden düzelebilir mi?

Bazı kardiyomiyopati türlerinde kalp fonksiyonları tedaviyle belirgin şekilde düzelebilir. Özellikle bazı enfeksiyonlar veya peripartum kardiyomiyopati sonrasında iyileşme görülebilir. Ancak birçok kardiyomiyopati kronik bir hastalıktır ve düzenli takip gerektirir.

Kardiyomiyopati hastaları spor yapabilir mi?

Çoğu hastada uygun düzeyde fiziksel aktivite mümkündür. Ancak egzersizin türü ve yoğunluğu kardiyomiyopatinin tipine göre değişir. Özellikle hipertrofik ve aritmojenik kardiyomiyopatide yoğun spor konusunda daha dikkatli olunması gerekir.

Kardiyomiyopatide ICD her hastaya takılır mı?

Hayır. ICD yalnızca ciddi ritim bozukluğu veya ani kalp ölümü riski yüksek olduğu düşünülen hastalarda kullanılır. Karar verilirken kalbin pompalama gücü, kardiyomiyopatinin türü ve hastanın ritim kayıtları birlikte değerlendirilir.

Kardiyomiyopati genetik midir?

Bazı kardiyomiyopati türleri genetik geçiş gösterebilir. Özellikle hipertrofik ve bazı aritmojenik kardiyomiyopatilerde aile bireylerinin değerlendirilmesi gerekebilir. Genetik inceleme gerekip gerekmediğine hastanın özelliklerine göre karar verilir.

Kardiyomiyopatide alkol bırakılmalı mı?

Alkole bağlı kardiyomiyopatide alkolün tamamen bırakılması gerekir ve bazı hastalarda bunun ardından kalp fonksiyonlarında düzelme görülebilir. Diğer kardiyomiyopati türlerinde de aşırı alkol tüketiminden kaçınılması önemlidir.

Kardiyomiyopatide nasıl beslenilmeli?

Kalp sağlığını destekleyen, sebze, meyve, tam tahıllar, balık ve sağlıklı yağların ağırlıkta olduğu bir beslenme düzeni tercih edilebilir. Özellikle kalp yetmezliği veya ödem bulunan hastalarda tuz tüketiminin azaltılması önemlidir. Sıvı kısıtlaması ise her hastaya gerekli değildir ve doktor önerisine göre uygulanmalıdır.

Hangi kardiyomiyopati daha tehlikelidir?

Tek bir kardiyomiyopati türünü “en tehlikeli” olarak tanımlamak doğru değildir. Bazı türlerde ritim bozuklukları, bazılarında ise kalp yetmezliği daha ön planda olabilir. Asıl risk hastalığın türüyle birlikte kalbin ne kadar etkilendiği ve kişinin bireysel özelliklerine göre belirlenir.

Kaynaklar

  1. Cardiomyopathies