Prof. Dr. Can Yücel Karabay ile Kalp Sağlığına Dair Faydalı Bilgiler

Kalp Doktoruna Gitmeli miyim?

Hiçbir şikayeti olmayan herkesin düzenli olarak kalp doktoruna gitmesi gerekmez. Ancak yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, diyabet, sigara kullanımı veya ailede erken yaşta kalp hastalığı gibi riskler varsa, herhangi bir belirti olmasa bile kalp-damar riskinin değerlendirilmesi faydalı olabilir.

Çünkü bazı kalp-damar hastalıkları uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Özellikle hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği çoğu zaman kişi kendisini tamamen sağlıklı hissederken ortaya çıkar.

Burada amaç herkese EKG, efor testi veya anjiyo yapmak değil; kişinin kalp hastalığı açısından risk taşıyıp taşımadığını anlamaktır.

Kimler Şikayeti Olmasa da Kalp Kontrolü Yaptırmalı?

Kalp kontrolü özellikle bir veya daha fazla risk faktörü bulunan kişilerde daha anlamlıdır. Sigara kullanıyorsanız, tansiyonunuz veya kan şekeriniz yüksekse, LDL kolesterolünüz yüksek bulunmuşsa ya da fazla kilolu ve hareketsiz bir yaşam sürüyorsanız kalp-damar riskinizin değerlendirilmesi uygun olabilir.

Aile öyküsü de önemlidir. Anne, baba veya kardeşlerde genç yaşta kalp krizi ya da ciddi kalp damar hastalığı bulunması durumunda kişinin kendi risk faktörlerini daha erken yaşta bilmesi faydalıdır. Risk değerlendirmesinde yalnızca tek bir değere bakılmaz. Yaş, tansiyon, kolesterol, diyabet, sigara kullanımı ve aile öyküsü birlikte ele alınır. Gerektiğinde kalp krizi riski hesaplama yöntemlerinden de yararlanılabilir.

40 Yaşından Sonra Kalp Doktoruna Gitmek Gerekir mi?

40 yaşına gelen herkesin mutlaka kardiyoloğa gitmesi gerektiği şeklinde bir kural yoktur. Ancak yaş ilerledikçe yüksek tansiyon, kolesterol ve diyabet gibi sorunlar daha sık görülmeye başlar. Bu nedenle özellikle orta yaşlardan itibaren kişinin tansiyonunu, kolesterolünü ve kan şekerini bilmesi önemlidir.

Daha önce hiç bu değerler kontrol edilmediyse veya ailede erken yaşta kalp hastalığı varsa bir değerlendirme yapılması mantıklı olabilir.

Yani yaş tek başına değil, yaşla birlikte biriken riskler önemlidir.

Ailemde Kalp Krizi Varsa Ben de Kontrol Olmalı mıyım?

Özellikle anne, baba veya kardeşlerde erken yaşta kalp krizi görülmüşse daha dikkatli olmak gerekir. Bu durum sizin de mutlaka kalp hastası olacağınız anlamına gelmez. Ancak genetik yatkınlığın üzerine sigara, yüksek kolesterol, tansiyon veya diyabet gibi başka riskler eklenirse toplam risk artabilir.

Bu nedenle aile öyküsü olan kişilerde erken dönemde tansiyon, kan şekeri ve özellikle LDL kolesterol düzeylerinin bilinmesi önemlidir.

Şikayet Yoksa EKG veya Efor Testi Gerekir mi?

Herhangi bir şikayeti olmayan herkese rutin olarak EKG veya efor testi yapılması gerekmez.

EKG kalbin ritmi ve elektriksel çalışması hakkında bilgi verir. Ancak normal bir EKG, kalp damarlarında kesinlikle sorun olmadığı anlamına gelmez. Efor testi ise daha çok eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, nefes darlığı veya benzeri şikayetlerin değerlendirilmesinde kullanılır. Hiçbir şikayeti olmayan düşük riskli bir kişide rutin olarak yapılmasının her zaman ek faydası olmayabilir.

Şikayet Yoksa Sanal Anjiyo Yaptırmak Gerekir mi?

Çoğu kişide gerekmez.

BT koroner anjiyografi yani sanal anjiyo kalp damarlarını ve damar duvarındaki plakları ayrıntılı şekilde gösterebilir. Ancak hiçbir şikayeti olmayan herkese rutin kalp kontrolünün bir parçası olarak yapılması gereken bir test değildir.

Sanal anjiyonun gerekli olup olmadığı kişinin yaşı, aile öyküsü, kolesterol düzeyi ve diğer kalp-damar risklerine göre değerlendirilir.

Bu konuyu daha ayrıntılı olarak Şikayet Yoksa Sanal Anjiyo Gerekli mi? yazısında okuyabilirsiniz.

Kalp Kontrolünde Asıl Amaç Nedir?

Kalp kontrolünün temel amacı henüz bir hastalık ortaya çıkmadan riskleri fark etmektir.

Yüksek tansiyonun tedavi edilmesi, LDL kolesterolün uygun seviyeye düşürülmesi, diyabetin kontrol altında tutulması ve sigaranın bırakılması gelecekteki kalp-damar riskini azaltmada çoğu zaman ileri görüntüleme testlerinden daha önemlidir.

Düzenli hareket etmek, kilo kontrolü ve sağlıklı beslenme de kalp sağlığının temel parçalarıdır. Kalp krizi riskini azaltmak için en etkili yaklaşım tek bir test yaptırmak değil, mevcut risk faktörlerini kontrol etmektir.

Ne Zaman Kalp Doktoruna Başvurmak Gerekir?

Hiçbir şikayetiniz yoksa kontrol ihtiyacı çoğunlukla risk faktörlerinize göre belirlenir. Ancak yeni bir belirti ortaya çıktığında durum farklıdır. Efor sırasında göğüste baskı veya ağrı, daha önce olmayan nefes darlığı, çarpıntı, bayılma ya da günlük aktivitelerde belirgin kapasite kaybı varsa değerlendirme yapılmalıdır.

Özellikle yeni başlayan göğüs ağrısı nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı veya kola ve çeneye yayılan rahatsızlıkla birlikteyse rutin randevu beklenmemelidir.

Sık Sorulan Sorular

Kalp kontrolü için hangi testler yapılır?

Herkese aynı testler yapılmaz. Tansiyon ölçümü, kolesterol ve kan şekeri değerlendirmesi çoğu zaman ilk adımdır. EKG, ekokardiyografi, efor testi veya sanal anjiyo ise ihtiyaç varsa yapılır.

Kendimi iyi hissediyorsam kolesterol önemli midir?

Evet. Kolesterol yüksekliği genellikle hiçbir belirti vermez. Bu nedenle kişinin kendisini iyi hissetmesi kolesterolünün normal olduğu anlamına gelmez.

Ailemde kalp krizi varsa ne yapmalıyım?

Öncelikle kendi tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerlerinizi bilmeniz önemlidir. Sigara kullanıyorsanız bırakmanız ve diğer kalp-damar risklerini mümkün olduğunca azaltmanız gerekir.

Sağlıklı biri ne sıklıkla kalp kontrolü yaptırmalı?

Herkes için geçerli sabit bir süre yoktur. Kontrol ihtiyacı yaşa, aile öyküsüne ve kişinin taşıdığı risk faktörlerine göre belirlenir.